Valikonağı Cad. Pulcu Ap. No:88/2 Nişantaşı Şişli, İstanbul, Türkiye
Hipnoterapi Nasıl Uygulanır?

Hipnoterapi Nasıl Uygulanır?

Hipnoterapi

Hipnoterapi, yaygın şekilde anıldığı gibi esrarengiz bir yöntem değildir. Hipnoterapi ve hipnoz yöntemleri ile ilgili yaygın kanı, mistik ve esrarengiz uygulamalar oldukları yönündedir. Ancak hipnoterapi, mistik bir yöntem değil, kişide yoğun dikkat ve odaklanma sağlayan bir bilinçaltı durumudur.

Hipnoterapi sırasında kişide, çeşitli yöntemler uygulanarak yoğun bir dikkat durumu oluşturulmaktadır. Kişinin dikkatini çeken bir materyal ya da yöntem kullanılarak, transa geçmesi sağlanmaktadır.

Hipnoterapi yöntemini ancak psikoloji ve tıp alanında uzman kişiler gerçekleştirebilmektedir. Hipnoterapiyi bir tedavi yöntemi olarak uygulayan ilk hekimlerden biri olan Avusturyalı hipnolog F. Mesmer, telkin ve hipnoz yöntemlerini birleştirerek histeriye bağlı bazı hastalıklarda iyileşme sağlamıştır. 19.yy’dan bu yana Freud dahil olmak üzere pek çok uzman tarafından hipnoterapi yöntemi uygulanmış ve geliştirilmiştir.

Hipnoterapi Uygulama Yöntemleri Nelerdir?

Hipnoterapi uygulamasında uygulanan çeşitli yöntemler söz konusudur. Ancak en çok bilinen yöntem olarak, hastanın sallanan bir nesneye bakması ve bütün dikkatini nesneye toplaması uygulaması karşımıza çıkmaktadır. Hastanın sallanan nesneye odaklanması ile transa geçmesi sağlanmakta ve böylece kişinin bilinçaltı aktif hale getirilebilmektedir.

Sallanan nesne ya da hipnoterapi sırasında kullanılan materyallere dikkatin yoğunlaştırılması kadar, hipnoterapist tarafından kişinin doğru telkinlerle ve doğru tekniklerle yönlendirilmesi de önemli bir yere sahiptir.

Hipnoterapinin Uygulanışı

Hipnoterapi, zihinsel unsurlarla işleyiş gösteren ve zihinsel etkilere sahip bir tedavi yöntemidir. Bu bakımdan hipnoterapi uygulanacak kişinin zihin yapısı, tedavinin etkili ve başarılı şekilde gerçekleştirilmesi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Hipnoterapi uygulamasında kişinin zihinsel yapısının doğru şekilde değerlendirilmesi, ruhsal çöküntü halindeki kişilere hipnoterapi uygulanmaması gerekmektedir.

Hipnoterapi yöntemi uygulanacak olan kişinin yorgun olmamasına, özellikle uygulanan materyallere karşı etkili şekilde dikkat yoğunluğu oluşturabilmesine özen gösterilmelidir.

Kişide fark etmeden alışkanlık halini alan, duygu ve davranışlarda sorunlar halinde kendini gösteren durumların giderilmesi amacıyla gerçekleştirilen hipnoterapi, temel olarak 3 ana başlık üzerinden uygulanış rotasını oluşturmaktadır.

Hipnoterapide transa girme aşaması; kişinin hafif hipnotize ve derin hipnotize aşamalarını içermektedir. Hafif hipnotize aşamasında kişi, hafif uyku halindedir ve etrafında olup bitenlerin farkındadır. Kişinin transa girmesi, derin hipnotize aşamasında ortaya çıkmaktadır.

Bilincin analiz yeteneği bu aşamada devre dışı bırakılabilirse, dirençlere karşı kişide gevşeme sağlanabilmektedir.

Hipnoterapide telkin aşaması; derin hipnotizenin gerçekleştirildiği aşamayı oluşturmaktadır. Derin hipnotize olan kişi, transa girmekte ve kişinin bilinçaltı aktif hale gelmektedir. Aktif bilinçaltı, ilgili ve gerekli telkinlerle tedaviyi mümkün kılmaktadır.

Hipnoterapide transtan çıkma aşaması; kişide bilinç dirençlerinin tekrar aktif hale getirilmesi, gevşeme halinin ortadan kaldırılması aşamasıdır. Bu aşamada seans sonlandırılarak kişi günlük yaşamına dönebilmektedir.

Hipnoterapinin Etkileri Nelerdir?

Hipnoterapi, direkt olarak beyin üzerinde etki mekanizması oluşturan bir yöntemdir. Beyindeki bilinçaltı unsurları, hipnoterapi sırasında uygulanan yöntemlerle aktif hale getirilmektedir. Peki bilinçaltının aktif olması ne anlama gelmektedir?

Bilinç halindeki beyin eleştirel bir işleyiş göstermektedir. Problemler karşısında işleyiş gösteren beyin ise, daha çok analiz yapmaya eğilimlidir. Analiz halindeki bilincin direnç mekanizması daha aktif hale gelmektedir. Dolayısıyla analiz halindeki bilinç, kararsızlığa ve harekete geçmekte zorluğa sebep olabilmektedir.

Hipnoz halindeki bilinç, analiz yeteneğinden kurtularak direnç unsurlarına karşı telkinlere daha açık bir hal almaktadır. Bilincin telkinlere açık hale gelmesiyle birlikte terapi gerçekleştirilebilmekte ve kişide alışkanlık haline gelmiş ya da farkında olmadan öğrenilmiş davranışlar çözülebilmektedir.

Hipnoterapi, kesinlikle bir uyku hali değil, bir gevşeme halidir. Ancak bu gevşeme hali, yoğun bir dikkat ve odaklanma durumunu beraberinde getirmektedir. Hipnoterapi sırasında kişinin dikkatinin en üst seviyeye ulaştığı evre, trans hali oluşturmaktadır. Trans hali, bilincin analiz yeteneğinin devre dışı bırakıldığı ve bilinçaltının telkinlere açık hale geldiği durumdur.

Hipnoterapi yönteminin her insanda oluşturacağı etki düzeyi değişkenlik gösterebilmektedir. Bu durum kişinin zihinsel yapısına ya da uygulanan yöntemlere göre değişkenlik gösterebilmektedir.

Hipnoterapi sırasında hipnotik halin en hafif noktasında kişide gevşeme meydana gelmektedir ve kişi bu aşamada kendisine söylenenleri hatırlayabilmektedir. Hipnotik etkinin derin şekilde gerçekleştirildiği durumlarda ise, kişinin bilinci kapanmaktadır. Tam bu noktada bilinçaltı pasif durumdan aktif hale geçmektedir. Tedavi, ancak bilinçaltının aktif hale getirilmesiyle mümkündür. Bu aşamada kişi, seans sırasındaki konuşmaları ve telkinleri seans sonrası hatırlamamaktadır.

Hipnoterapi sonrası kişinin uyanamaması ya da trans halinden çıkamaması da hipnoterapi ile ilgili yaygın yanlış kanılardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Hipnoterapi sonrası kişinin hipnozdan çıkamaması veya uyanamaması söz konusu değildir.