Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Genellikle cinsel ilişki yoluyla insandan insana bulaşan mikroorganizmaların (virüs, bakteri ve parazit) neden olduğu genital yol (üreme organları) enfeksiyonları cinsel yoldan bulaşan hastalıklar olarak adlandırılır. Kısaca CYBH’ da diyebiliriz. CYBH‘lar bel soğukluğu, klamidya, frengi, cinsel bölge siğilleri, cinsel bölge uçukları, HIV (AİDS), hepatit B, hepatit C gibi hastalıklardır.

Sadece cinsel yolla bulaşmazlar. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bu enfeksiyonların dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada geldiğini işaret ediyor.

CYBH vajinal ve anal seksle bulaştıkları gibi oral seksle de bulaşırlar. Bir kısım enfeksiyonlar umumi tuvaletlerden de bulaşabilir. Cinsel organlara dışarıdan bakıldığında bir kısmı anlaşılır, bir kısmı anlaşılmaz. Prezervatif bu enfeksiyonları korunmasında büyük ölçüde etkilidir. Ancak 0 etkili değildir.

CYBH’ lar tedavi edildikten sonra, korunmasız cinsel ilişkiye girildiğinde tekrar aynı kişiye bulaşabiliyor. Diğer bir değişle tedavi edilmeyen partnerden tekrar bulaşma riski var. Bu nedenle eşin veya partnerin de testleri yapılmalı ve o da tedavi sürecine katılmalıdır.

Bu enfeksiyonların bir kısmını şimdi tanıyalım.

Bel Soğukluğu:

Tıptaki adıyla “gonore” bir bakteri enfeksiyonudur. Cinsel ilişkiden 2-21 gün sonra ortaya çıkar. Erkekten kadına bulaşması daha kolaydır. Hem erkek hem de kadında belirtisiz seyredebildiği gibi, kadınlarda koyu sarı ya da beyaz vajinal akıntı, kasık ağrısı, ağrılı adet kanamaları, idrar yaparken ve ilişki sırasında ağrı, erkeklerde penisten koyu sarı veya beyaz akıntı, idrar ya da dışkı yaparken yanma ve ağrı gibi belirtileri de olabilir.

Tanısı ve tedavisi kolaydır. Ancak tedavi yapılmazsa kadında üreme organlarında (rahim, yumurtalıklar ve tüplerde) enfeksiyonlara (bu enfeksiyonlara pelvik enfeksiyonlar denmektedir) bağlı kalıcı hasarlara neden olabilir. Kalıcı hasarlar kısırlık sebeplerinden biridir. Bunun yanında tüplerde yarattığı kısmi hasar, oluşan gebeliğin dış gebelik olma olasılığını belirgin olarak arttırır. Bazen de karın içine ve hatta eklemlere yayılarak çok daha şiddetli enfeksiyonlara neden olabilir. Korunmada kondom kullanımının yeri vardır. Her iki eşin veya partnerin de tedavi edilmesi gereklidir.

Klamidya:

Kadın üreme organlarının (rahim, yumurtalıklar ve tüpler) enfeksiyonlarında; bel soğukluğu (gonore) yapan bakteriyle birlikte çoğunlukla klamidya adı verilen bakteri de bulunur. Cinsel ilişkiden 7-21 gün sonra ortaya çıkar. Belirti vermeyeceği gibi, kadınlarda vajinal akıntı, idrar yaparken ve ilişki sırasında ağrı, kasık ağrısı, ateş, bulantı, adet kanaması dışında ara kanama yapabilir. Erkeklerde ise penisten beyaz akıntının gelmesi, idrar yaparken ağrı ya da yanma şeklinde görülür.

Tedavisi kolaydır. Tedavi edilmediğinde kadınlarda üreme organlarında kalıcı hasarlara ve buna bağlı kısırlığa sebep olabilirler. Kadınlarda tüplerin tıkalı olması en önemli kısırlık nedenlerinden biridir.

Cinsel Organ Siğilleri(Kondilom):

Human papilloma virüsünün (HPV) yol açtığı bir enfeksiyondur. Birçok tipi vardır. Kadınlarda erkeğe göre daha sık belirti verir. Cinsel organlarda ya da makatta siğiller, kaşınma, yanma gibi belirtileri olur. Siğillerin boyutları değişkendir. Yüzeyleri pürtüklüdür ve aynı karnabahar görünümünde olur çoğu kez. Cinsel ilişkiden 1-8 ay sonra ortaya çıkar. HPV virüsü çok bulaşıcı bir virüstür. Cinsel birleşme olmaksızın lezyonlu bölgeye sürtünme yoluyla temas edilmesi ve umumi tuvaletlerden bile bulaşması mümkündür. Normal doğum sırasında anneden bebeğe geçerek de bulaşabilir.

Tedavisinde; görünen siğillerin tümüyle ortadan kaldırılması gereklidir. Siğillerin ortadan kaldırılması; siğillerin tekrar oluşma riski ve bulaştırıcılık riskini azaltır. Ancak vücuda giren virüsün, vücuttan tam olarak uzaklaştırmasında etkili olmamaktadır.

Bazı HPV tiplerinin kadında rahim ağzında kanser yapıcı, erkeklerde de penis kanseri oluşturma özelliği vardır. Yani bazı tiplerin vücuda alınmasıyla bu riskler (rahim ağzı kanseri, penis kanseri) artmaktadır. Bu yüzden kadınlarda yıllık pap-smear taramaları ve erkeklerde ürolojik muayeneler çok önemlidir.

Sifiliz (Frengi):

Hastalık frengili biriyle cinsel ilişki veya gebe anneden bebeğe geçerek bulaşır. Dönemler halinde seyreder. İlk ilişkiden 3 hafta-3 ay sonra düzgün kenarlı, ağrısız bir cinsel bölgede ülserle kendini gösterir. Tedavi edilmezse bu ülser 6-8 haftada kendiliğinden kaybolur. Bir süre sonra vücutta kaşıntısız deri döküntüleri olur. Bu dönemde de tedavi edilmezse (sessizce) uzun bir süre vücutta kalıp, sonra kalp, büyük damarlar, beyine yayılması ve ölüme kadar varan son evre olur. Geç kalınmadığında tedavisi kolaydır ve çok etkilidir.

Gebelerde erken haftalarda hastalığa yakalanma durumunda, enfeksiyonun bebeğe bulaşma ve doğacak bebeğin çok ciddi doğumsal anormalliklerle doğma ihtimali vardır.

Hepatit B:

Bu hastalık cinsel yolla, aile içi yakın temasla ve kan yoluyla bulaşabilen bir virüs hastalığıdır. Virüs vücuda girdikten 6 hafta ile 6 ay arasında belirtiler ortaya çıkar. Aşırı halsizlik, iştahsızlık, karında hassasiyet, dışkının açık renkli olması, çay renginde idrar, derinin ve gözlerin sararması şeklinde kendini belli eder. Enfeksiyonlu gebe anneden bebeğe de geçebilir. Aşısı vardır. Genellikle 4-8 hafta içinde kendiliğinden geçer. Enfeksiyonu geçirenlerin bir kısmı enfeksiyonu vücuttan atamaz ve taşıyıcı olur.

Genital Uçuk:

Herpes Simpleks Virüs Tip 2 tarafından ortaya çıkan bir enfeksiyondur. (Tip 1; dudakta uçuk yapan tipidir). Cinsel birliktelikten 2-30 gün sonra cinsel bölgede çok sayıda kabarcıklar şeklinde ortaya çıkar. Kabarcıklar geçer, sonradan tekrar çıkabilir.

Virüs bir kez vücuda yerleştiğinde belli dönemlerde tekrarlayıcı enfeksiyonlara yol açar. İlk enfeksiyon oldukça ağrılı ve kaşıntılıyken, ikinci ve sonraki enfeksiyonlar daha hafif seyreder. Gebeliğin erken dönemlerinde enfeksiyon geçirildiğinde, bebeklerde anormalliklere sebep olabilir. Doğuma yakın dönemde gebede genital bölgede uçuklar çıktığında, doğum kanalından bebeğe ulaşarak, bebeğin hayatını tehdit eden durumlara neden olabileceğinden, gebenin sezeryan ile doğum yapması gerekir.

Aıds:

HIV adı verilen bir virüsün yaptığı bir enfeksiyondur. Cinsel ilişki, virüsü taşıyan kanın nakledilmesi, virüsü taşıyan kişinin vücut salgılarıyla temas, enfekte şırıngaların veya aletlerin kullanılması veya batması ve gebe anneden bebeğe bulaşır. Bağışıklık sistemini zayıflatarak veya etkisiz hale getirerek bir takım fırsatçı enfeksiyonların (mantar, inatçı herpes, sitomegalovirus, toksoplazma, tüberküloz gibi), belirli kanser türlerinin (pnömosistis carini) ortaya çıkmasına neden olur. Hastalık kendini; sebebini açıklayamadığınız aşırı yorgunluk ve ateş, kilo kaybı, aşırı terleme, boyunda, boğazda ve koltuk altında yaygın lenf nodlarında şişlikler, ısrarla devam eden ishal, uzun süren kuru öksürük, nefes darlığı gibi belirtilerden biri veya birkaçıyla kendini gösterir.

İlk temastan yaklaşık 4 hafta sonra HIV virüsüne karşı oluşan antikorlar kanda pozitifleşir. Ancak en çok kullanılan ELİSA yöntemi 3 ay sonra bu antikorları tespit edilebilmekte. Bazı gelişmiş laboratuarlarda ilk temastan 24 saat- 1 hafta sonra vücuda giren virüsün tanınmasıyla erken tanı konulabilmekdir.

Tedavisinde virüsün yayılmasını kısmen durduran, AIDS hastalarının yaşam sürelerini ve yaşam kalitelerini arttıran ilaçlar bulunmaktadır. Ancak hastalığın tam şifası mümkün değildir.

Sağlıklı ve mutlu cinsel yaşamın anahtarı; doğru karar alma, tek eşli olma, kişinin kendisini ve partnerini korumasıdır.

Sosyal Medyada Paylaş